Korkunun, kötülüğün yüzünü tarif edebilir misiniz?

Korkunun, kötülüğün yüzünü bana tarif eder misiniz desem cevabınız ne olurdu? Evet, evet korkuyu, kötülüğü simgeleştirin, ete, kemiğe büründürün desem ne derdiniz? Büyük ihtimal bu yaşa kadar biriktirdiğiniz anılar, yaşadıklarınız, ideolojiniz ya da inancınız çerçevesinde vereceğiniz cevap değişkenlik gösterecektir. Peki bu soruyu dini inancı, ideolojisi henüz oluşmamış; hayatta henüz hiçbir şey yaşamamış bir çocuğa sorsam alacağım cevap ne olurdu?

Bu aralar yeni edindiğim bir malumatı kafamda çevirip duruyorum. Yukarıdaki sorunun cevabını... Amerikalıların pek çok şeyini severim de en çok sevdiğim özellikleri "make it simple" meselesi. Bir şeyi bizim gibi önce 3 gün erteleyip, sonra 5 gün üstüne düşünüp, sonra 2 gün cesareti toplamak için uğraşıp, en nihayetinde son gün yapmıyorlar. Her işi büyük bir ciddiyetle basite indirgeyip bir çırpıda hallediveriyorlar. Bu işi de öyle yapmışlar.

Hikaye şöyle başlıyor. Amerika'nın başkenti ulusal çapta etkili bir Katedrale ihtiyaç duymaktadır. Fikir 1700'lerin sonuna doğru ortaya atılır fakat ilk taşın koyulması bundan neredeyse bir asır sonrasına denk düşer. Katedralin ilk yapı taşı 1907'de koyulur. Eee koca bir Katedrali tamamlamak kolay değildir. Yıllar yıllar sürer çalışmalar. Takvimler 1980'leri gösterdiğinde Katedralin batı kulesinin yapımı hala sürmektedir.

Burada bir mola verip hikayenin devamı için gerekli olan bir ek bilgi vermek zorundayım. Size biraz gargoyle'dan bahsetmem gerekiyor.

Gotik mimari yapıya uygun olarak yapılan katedrallerde yağmur sularının duvarlara zarar vermeden çatılardan tahliyesi için gargoyle denen binadan ileri doğru uzanmış kanallar kullanılmaktaydı. Bu kanallar genellikle gargoyle'un kelime anlamına da uygun olarak çirkin, garip, ürkütcü figürler şeklinde yapılmaktaydı. Figürlerin bir diğer fonksiyonu da katedralden kötü ruhları ve şeytanı uzak tutmasıydı. Su tahliyesi için kullanılan gargoyle'lar olduğu gibi yalnızca kötü ruhları uzaklaştırmak için yapılmış heykeller de bulunmaktaydı.


Şimdi kaldığımız yerden devam edelim. Ne diyorduk? Takvimler 80'leri göstermektedir. Ulusal Katedral yönetimi bir halkla ilişkiler çalışması başlatarak çocukları Katedralle buluşturmak, onlara kapılarını açmak için harekete geçer ve bir yarışma düzenler. Ne derler bilirsiniz, "Ağaç yaşken eğilir." Katedral, çocuklardan kötülüğün, korkunun yüzünü seçmelerini ister. Meseleyi basite indirger anlayacağınız. İdeolojiden, dini inanıştan yoksun, kötü anılara sahip olmayan "saf" çocuklardan daha iyi kötülüğün yüzünü tarafsızca kim seçebilir? Bu yarışmada bilin bakalım birinciliği hangi heykel alır. Darth Vader. Yıldız Savaşları filminin kötü karakteri Darth Vader, çocuklar tarafından kötülüğün yüzü seçilir. Çocukların Vader'ı seçmesine şaşmamak gerekir. Zira neredeyse bir din haline gelen Yıldız Savaşları'nın şeytanıdır Darth Vader ve "saf" çocuk dağarcığına taptaze eklenen bu figürü seçmekte haklıdır.

Peki sonra ne olur? İnanmayanlar olabilir diye fotoğrafını ekliyorum aşağıya, Dart Vader heykeli Ulusal Katedralin en ünlü ve dünyanın bana göre en garip gargoyle'u olarak batı kulesinde yerini alır.


Gelelim benim bu malumatı edindiğimden beri neyi kafamda çevirdiğime.

Soru 1: Bir sinema figürünün ulusu temsil eden en büyük dini yapıya eklemlenmiş olmasını nasıl yorumlamak gerekir? Hoşgörü konusunda kat edeceğimiz daha çok yol var gibi...

Soru 2: Çocukların Darth Vader'ı kötülüğün simgesi olarak seçmesini nasıl yorumlamak gerek? Çocukların üstünde televizyonun etkisi abartıldığı kadar değildir diyenlerle Kurtlar Vadisi ve rol modeller meselesini yeniden tartışmak istiyorum.

Soru 3: Bu kadar basit ama etkili bir halkla ilişkiler çalışmasını öneren uzmanlar acaba bu sonucun çıkacağını tahmin etmişler miydi? Hiç sanmıyorum ama sonucu gördüklerinde yüzlerinde koca bir tebessüm oluştuğuna eminim.

Soru 4: Amerika'nın bir ulus olabilmesinin, bölünmez bir bütün olabilmesinin sırrını ortak kültür, ortak dil, ortak ırktan çok hoşgörü, katılımcılık ve birleştiricilikte arasak bizi daha doğru bir sonuca götürür mü? Kesinlikle evet!

Soru 5: Peki biz neden yapamıyoruz? Cevap:...




Hi, We are templateify, we create best and free blogger templates for you all i hope you will like this blogify template we have put lot of effort on this template, Cheers, Follow us on: Facebook & Twitter

0 yorum:

©Bir malumatım var! Is Designed By Dönüm Noktası | EPİ